Sektörel Haberler

Bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek Dünya Akıllı Şehirler Zirvesi’nde önemli
konuşmacılar yer alacak.

Londra merkezli EurAsiaStrategies tarafından 10-11 Aralık 2014 tarihlerinde
Conrad İstanbul Otel’de üçüncüsü düzenlenecek olan WICS – Dünya Akıllı Şehirler
Zirvesi’nde iki gün boyunca toplam 30 oturum gerçekleştirilecek. Oturumlara
katılacak kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının
temsilcileri dünyadaki ve Türkiye’deki akıllı şehirler gündemini, sunacakları
bildiriler eşliğinde tartışacak. WICS 2014 (World Intelligent Cities Summit –
Dünya Akıllı Şehirler Zirvesi) 10-11 Aralık 2014 tarihlerinde Conrad İstanbul
Otel’de 100’ün üzerinde lider, uluslararası konuşmacının sunumları ile
gerçekleştirilecek.

Uluslararası konuşmacılar katılacak

Bu sene Türkiye’de üçüncüsü düzenlenecek olan akıllı şehirlere odaklı bu
üst düzey zirvenin programında bilgi ve iletişim teknolojileri, sağlık, turizm,
inşaat, telekomünikasyon, güvenlik, ulaşım, enerji, altyapı ve finans alanları
30’un üzerinde ülkeden uluslararası konuşmacıların da katılımıyla özel
oturumlarla detaylı bir şekilde ele alınacak.Zirvenin ilgi çekecek isimleri
arasında İngiltere Lordlar Kamarası’ndan Lord David Evans, Kosova’nın Avrupa
Birliği Bakanı Gezim Kasapolli, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
Özel Danışmanı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, Housing Europe Yönetim
Kurulu Üyesi AndresJaadla, Avrupa Komisyonu’nun akıllı şehirler projelerinden
sorumlu koordinatörü Georg Houben, yurt dışından ve Türkiye’den çok sayıda belediye
başkanı, CEO’lar ve bakanlıklardan genel müdürler yer alıyor. Akıllı şehirler
pazarının 1,5 trilyon dolarlık bir hacmi olduğuna dikkat çeken Londra merkezli
EurAsiaStrategies’in Genel Müdürü ve Dünya Akıllı Şehirler Zirvesi Direktörü
Fatih Aydın, WICS 2014’e ilişkin yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: “Dünya
çapında hızla gelişen yeni teknolojilerle 1,5 trilyon dolarlık akıllı şehir
teknolojileri pazarı pek çok fırsatı da beraberinde getirmektedir.
EurAsiaStrategies olarak bu sene üçüncüsünü düzenlediğimiz Dünya Akıllı
Şehirler Zirvesi kapsamında en önde gelen hedeflimiz hızla gelişmekte olan
akıllı şehirler pazarında yer alan hem yerli hem de uluslararası yatırımcıları
bir araya getirmek, ülke ekonomimize katkıda bulunacak işbirliklerinin
yapılmasını sağlamak ve akıllı şehirlere geçişe bu üst düzey zirve vesilesi ile
destek olmaktır.’’

Aydın, “Günümüzde toplumlar için daha sürdürülebilir, yaşanabilir ve
altyapısı güçlü şehirleri oluşturmak çok daha önem kazanmıştır. Birleşmiş
Milletler’e göre 2010 ile 2050 yılları arasında şehirlerde yaşayan insan sayısı
3.6 milyardan 6.3 milyara yükselecektir. Özellikle Asya ve Afrika’daki hızlı
kentleşme global olarak akıllı şehir teknolojileri pazarındaki güçlü büyümeyi
de tetiklemektedir. Bu yeni teknolojilerle enerji şebekelerimizi, ulaşım
sistemlerimizi, su ve atık su altyapı sistemlerimizi, binalarımızı daha modern
hale getirebiliriz ve bu sistemlerin birbirleriyle iletişim kurmalarını
sağlayabiliriz. Akıllı şehir konsepti yerel yöneticilerin bu alana verdikleri önemle
kent yönetimlerine yeni projeler ve entegre yaklaşımlar sunmakta ve kentlerin
sürdürülebilirlik hedeflerini yakalamalarını, ekonomilerine katkıda
bulunmalarını ve vatandaşa sunduğu hizmetlerin kalitesinin daha da artmasını
sağlamaktadır.” diye konuştu. WICS 2014 Türkiye’den ve yurt dışından
100’ün üzerinde dernek, birlik ve kamu kurumlarının resmi destekleri ile
düzenlenecek.

KAYNAK: Milliyet

____________________________________________________________________________________

 

İşte İstanbul’da sır gibi saklanan bölgeler

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın açıkladığı İstanbul’a kurulacak yeni şehrin tüm detayları ortaya çıktı.

İşte İstanbul’da sır gibi saklanan bölgeler
Avrupa yakasına kurulacak olan yeni şehrin içinde yer alacak bölgeler Kayabaşı, Bio İstanbul, Sağlık Kent ve Magnet City isimlerini alacak.

Kayabaşı’nda prestij konut alanları ve ticaret aksları, Bio İstanbul’da teknoloji ve araştırma üssü, Magnet City’de çalışma ve eğitim alanları, Sağlık Kent’te ise organ bankası, kültür ve konferans merkezleri yapılacak.

Avrupa yakasında kurulacak 1 milyon nüfuslu ‘Yeni Şehir’ projesi, 42 bin hektarlık alanı kapsıyor. Bakanlar Kurulu kararıyla bu alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca rezerv alan olarak belirlendi. Rezerv alanının yaklaşık 9 bin 400 hektarı üçüncü havalimanı, 32 bin 400 hektarı ise transfer yoluyla bütünleşik iki alan olarak düzenleniyor. Rezerv alanın kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi, doğuda Arnavutköy, Sultangazi, Esenler, Bağcılar, Küçükçekmece ve Bakırköy, batıda Arnavutköy, Esenyurt, Avcılar, Büyükçekmece ile sınırı bulunuyor.

Raylı sistem merkezi
Proje alanı, ulusal ve uluslararası düzeyde, alternatif ulaşım olanakları ve erişilebilirlik açısından özel olarak seçildi. Alan, bu bakımdan havayolu, karayolu, denizyolu ve demiryolu ulaşımı gibi birçok alternatif ulaşım sisteminin merkezi konumunda yer alıyor. Proje alanı Kuzey Marmara Otoyolu’nun yanısıra üçüncü havalimanıyla entegre edilecek olan hızlı tren projesiyle raylı sistem açısından merkez haline gelecek. Yeni Şehir Projesi’nin güçlü ulaşım bağlantıları, metro hattı, Sağlık Kent, Bio İstanbul ve Mıknatıs Kent (Magnet City) gibi makro ölçekli projelerle prestij noktası ve merkez olma özelliğine kavuşması sağlanacak.

Bio İstanbul
Bio İstanbul Projesi ise Sazlıdere Barajı’nın güneyinde, Başakşehir İlçesi’ne bağlı Resneli Çiftliği’nde teknoloji ve araştırma üssü olarak kurulacak. Bölgede sürdürülebilir yaşam alanlarının gelişimine yön verecek bu proje, Türkiye’nin ilk uluslararası sürdürülebilirlik sertifikasyonuna sahip olacak. Proje, ilk biomedikal bilim parkına da sahip olacak. Bio İstanbul’da dünyanın en önemli çocuk araştırma hastanesi ve entegre Ar-Ge birimleriyle beraber ticaret ve konut alanları yapılacak.

Sağlık Kent
Atatürk Olimpiyat Stadı’nın kuzey doğusunda yer alan Sağlık Kent Projesi ise entegre sağlık kampüsü, eğitim ve araştırma birimleri, uzmanlaşmış tıbbi birimlerle (kanser araştırma merkezi, toplum sağlığı merkezi, organ ve doku bankası) tıbbi hizmetler dışındaki konaklama birimleri, konferans ve kültür merkeziyle ticari birimlerin yer alacağı küresel ölçekte bir proje olacak.

Magnet City (Mıknatıs Kent)
Başakşehirsınırlarında, Hoşdere bölgesinde planlanan Mıknatıs Kent Projesi ise 110 hektarlık alan üzerinde kurulacak ve 20 bin kişiye evsahipliği yapacak. Modern kent yaşamını yansıtan, insan ve doğa dengesini koruyan, dinamik, sürekli canlılığını koruyan, barınma gereksiniminin yanı sıra çalışma, sağlık, eğitim, yeşil alan gibi donatı ihtiyaçlarını bir arada sunan Mıknatıs Kent (Magnet City) projesinin çalışmaları
devam ediyor.

Kayabaşı
Olimpiyat Stadı ve Başakşehir’e komşu olan Kayabaşı’nın projenin merkezi olması planlanıyor. Yaklaşık bin 100 hektarlık alanı kapsayan bölgede 200 bin kişinin yaşaması öngörülüyor. Kentsel tasarım projesi doğrultusunda Kayabaşı’nda kentin gelişme vizyonunu destekleyen donatı alanları, prestij konut alanları, ticaret aksları gibi fonksiyon alanlar tasarlandı.

Sır haritayı’ açıklamıştık
İsanbul’un Avrupa yakasına inşa edilecek yenişehrin sınırlarını 26 Aralık 2012’te çizmiştik. 3 proje alanından oluşacak yenişehir, 3’üncü havalimanı ve çevresini kapsayan alandan başlayıp, Küçükçekmece Gölü’ne kadar iniyor.

Kaynak: Hürriyet

____________________________________________________________________________________

 

İstanbul’un ilk dönüşecek 18 ilçesi!

Tasarı komisyona geldi, çok yakında meclise sunulup onaylandıktan sonra dönüşüm başlayacak.Yasa ile birlikte İstanbul’da ilk yıkılacak 18 ilçe ve yapılan çalışmalar ise şöyle;

Van Depremi sonrasında gündeme gelen riskli binaların yıkılıp dönüştürülmesini içeren halk arasında ‘Kentsel Dönüşüm Yasası’ olarakta bilinen ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi’ hakkındaki Kanun Taslağı meclis inceleme komisyonunda ele alındı. Komisyondan geçtikten sonra yasanın meclisin onayını alıp hayata geçirilmesi bekleniyor.

Yasanın çıkması ile birlikte başta Marmara Bölgesi olmak üzere Türkiye genelinde 10 milyon konutu kapsayan dönüşüm seferberliği başlayacak.Yasa kapsamında öncelikle Almanya’dan getirilecek olan olan röntgen cihazları ile riskli diye tespit edilen bölgelerde yer alan binaların röntgeni çekilecek.Riskli alanlar dışında kalan ama tek tek risk arz eden binaların tespitini ise belediyeler yapacak.

Yapılacak tespitlerin ardından belediyeler ve TOKİ aracılığı ile yıkımlar başlayacak.Riskli yapıların yıkılmasının ardından, gayrimenkuller üzerindeki kat irtifakları sona ererken, bu tarz tapularda hisseli arsa tapusuna dönüşecek. Arsa hissedarları, aralarında anlaşıp istedikleri gibi değerlendirebilecek. İsterse arsayı satabilecek, isterse de yeni bir bina yaptırabilecek.Kiracı ve mal sahiplerinin ihtiyaçları halinde kira yardımı yapılabilecek. Hissedarların anlaşma sağlayamamaları durumunda ise nitelikli çoğunluğu n anlaşması esas alınacak.

Hissedarlar 2/3 çoğunluk sağlayarak karar alamadığı takdirde ise Bakanlık ya da TOKİ kamulaştırma veya acil kamulaştırma yapabilecek.Yasa ile vatandaş mağdur edilmeyecek. Anlaşma sağlanan bina sahiplerine bedelini ödenecekken, oturduğu binanın yıkılıp evsiz kalan kiracı ya da gecekondu sahibine de yardım edilecek.Gecekonduysa enkaz bedeli, kiracıysa kira yardımı, işyeriyse işyeri desteği sağlanacak. Anlaşma sağlanamayan ev sahipleri kamulaştırma bedelini almak zorunda kalacak.Yasa tasarısına göre yıkım kararlarına itiraz edilemezken, sadece yıkım ve kamulaştırma bedelleri yargıya taşınabilecek.Uygulamaya , riskli, yıkılmayı bekleyen, deprem aksı üzerindeki ve kaçak binalardan başlanacak. İşte İstanbul’da yasa ile birlikte ilk dönüşüme uğrayacak ilçeler ve ilçelerin yöneticilerinin ağzından yapılan çalışmalar.

KAYNAK: Haber 7

_____________________________________________________________________________________

Geleceğin evleri yeşilleniyor

Türkiye’de enerji tüketimini yüzde 50’ye varan oranda azaltacak hatta cari açığı bile düşürecek yeşil evler gayrimenkul geliştiricilerinin gündeminde.

Türkiye enerjiye her yıl 55 milyar dolar para harcıyor. Sadece binaların tükettiği enerji ise toplam enerjinin yüzde 40’ına denk geliyor. Rakamlarla bakıldığında enerji sarfiyatının ne kadar olduğu daha iyi gözler önüne seriliyor. Sadece binalardan sağlanan tasarrufla ise yüzde 50 oranında tasarruf edilebiliyor.

Bu amaçla İstanbul’da bu hafta başında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğiyle Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği tarafından ilk defa düzenlenen Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nde de binalardaki enerji tasarrufu ile cari açığın bile kapatılabileceği ve kullanılan sağlıklı malzemelerle hem bina hem de insan ömrünün nasıl uzatılabileceği gündeme geldi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın gündeme getirdiği “Eski binalar enerjiyi savuruyor” cümlesi ise toplantılar sonunda tüm sektörün aklına kazınan sloganlardan biri oldu. Bakan Bayraktar’ın müjdesini verdiği yeşil bina ve doğa dostu malzemelerle proje yapanlara teşvik sözü ise inşaat sektörünün gelecekteki gündem maddesini oluşturacak.

10 BİN BİNA TASARRUF BELGESİ ALDI

8-10 milyon bina stoğunun bulunduğu Türkiye’de 2011’den bu yana 10 bin bina enerji tasarruf belgesi bulunuyor. Yapı stoğunun 2.5 milyonunu ise yeni binalar oluşturuyor.

Son dönemde adını sıkça duymaya başladığımız yeşil bina kavramı ise farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Enerji tasarruflu pasif evler, geri dönüşümlü malzemeler yerine çevreye hiçbir zararı bulunmayan malzemeden üretilen konutlar bunlar arasında geliyor. Doğa dostu malzemelerle inşaatın ömrü uzarken insan sağlığına verilen zarar azalıyor.

Bu malzemelerle yapılan binalara güneş, yağmur, rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynakları da eklenince yeşil ev ortaya çıkıyor. Şimdilik sadece kulaklarımızın aşina olduğu bu kavram, yakın gelecekte hayatımızı yönlendirecek evlerin de temelini oluşturuyor.

Zararsız ürün kullanımı teşvik ediliyor

Eskiyen binalar ve artan enerji tasarrufu konut üreticilerini insan sağlığa zarar vermeyen ürünlere yönlendiriyor. Bu amaçla Rotterdam School of Management öğretim üyesi Prof. Dr. Michael Braungart tarafından geliştirilen Beşikten Beşiğe (Cradle to cradle) sistemi de inşaattan evlerde kullanılan tekstile kadar insan sağlığına zarar vermeyen maddelerin hayatımızda kullanılmasını içeriyor.

Uluslarası halı üreticisi Desso tarafından Türkiye’ye getirilen bu sistemin dört mevsimle ilişkilendirilerek bu döngüyü dört aşamada gerçekleştiriyor. Desso Türkiye Temsilcisi Ziya Başıbüyük sistemin temel prensibinin diğer sistemler gibi “daha az zehirli madde” ya da “nispeten daha doğa dostu ürün” kullanmak değil, tamamen zararsız ve yüzde 100 geri dönüştürülebilir ürün kullanmak olduğunu söylüyor.

1998’den beri üretilen ürünler tarafından yaratılan enerji tüketimini de yüzde 23 oranında azaldığını, paketleme sürecinde kullanılan yüzde 40’ı geri dönüştürülmüş ürünlerden oluştuğunu söylüyor.

‘HÜKÜMETİN İLGİSİ UMUT VERİCİ’

Braungart, bu yaklaşımın asıl amacı, ürünleri tekrar kullanmak ya da ürünlerin biyolojik veya teknik yöntemlerle, doğaya ve insan sağlığına zarar vermeden çözünmesini sağlamak olduğun söylüyor.

Doğaya ve insan sağlığına zararsız ürünlerin kullanımını hükümetin de çok önemsediğini söyleyen Braungart, Ekonomi Bakanlığı ile de bir görüşme yaptıklarını söyleyerek bina yapımında hem maliyetleri azaltan hem de sağlıklı malzemelerin kullanılması konusunda hükümetin verdiği önem nedeniyle Türkiye’den umutlu olduklarını söylüyor.

Pasif evler cari açığı düşürecek

Özellikle Avrupa ülkelerinde yaygınlaşan pasif ev teknolojisi de geleceğin evleri kavramını şekillendiriyor. Standart evlerde aynı maliyetlerle üretilebilir hale gelen sistemler sayesinde geleneksel binalara göre yüzde 95 daha az yakıtla enerji masraflar sıfıra indiriliyor. Pasif ev projelerinde binalar güneşe göre konumlandırılıyor.

Bu teknolojide mimariye göre tasarım değil, enerjiye göre tasarım belirleniyor. Pasif evler, uygulanan projeye göre enerjisini üretebilme kapasitesiyle enerji sarfiyatını ortadan kaldırıyor.

Ancak dünyada pasif evlerin sayısı 25 bini bulurken Türkiye’de İZODER, İMSAD gibi çeşitli derneklerin pasif ev teknolojisi ile ilgili çeşitli çalışmaları bulunmasına karşın, pasif ev teknolojisi hiçbir inşaat projesinde yer almıyor.

Akcor Havalandırma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Zalma,”Pasif evler iklimlendirme için harcanan tüm enerjiyi ortadan kaldırıyor. Evlerde kullanılan aydınlatma, beyaz eşya gibi elektrikle çalışan araçların enerji harcamaları düşüyor ve tasarruf sağlanıyor.

Pasif ev teknolojisinde gelişmiş olan ülkelerin yükselen enerji maliyetlerinden kar ederek ekonomik bir avantaj sağladığını görüyoruz. Türkiye’de 2010 yılındaki 72 milyar dolarlık cari açığın 34 milyar dolarlık kısmı net enerji ithalatından geliyor.

Binaların kullandığı enerji tutarı 13 milyar dolar civarında. Türkiye’de pasif ev teknolojisi uygulanması sonucunda enerji tasarrufu sağlanarak cari açığın düşmesi çok daha kolay olacak” diyor.

55 milyar dolar

Her yıl enerjiye harcanan miktar

Yüzde 40

Binalarda kullanılan enerjinin toplam içindeki payı

8-10 milyon

Toplam bina stoğu

2.5 milyon

Yeni konut stoğu

10 bin

Enerji tasarruf belgesi alan bina sayısı

KAYNAK: Sabah

_______________________________________________________________________________________